GÜNDEM

İnfaz Sisteminde Cezasızlık Algısına Son: Kapsamlı Reform Çağrısı

03 Kasım 2026 714 okunma 2 dk okuma
1000185028
1000185028

 Adalet, bir devletin ve toplumsal düzenin en sağlam harcıdır. Tarih boyunca köklü devlet geleneğimiz, “Adalet mülkün temelidir” anlayışıyla ayakta kalmış; idarede ve hukukta toplumu korumanın ilk şartını adaleti tesis etmek olarak görmüştür. Ancak bugün ceza adalet sistemimiz, kamu vicdanını kanatan ve toplumsal adalet duygusunu derinden sarsan büyük bir krizle karşı karşıyadır.

​ Son yıllarda Türk Ceza Kanunu ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu üzerinde yapılan aralıksız, parça parça müdahaleler; mevzuatımızı bütünsel mantığından koparmış ve ne yazık ki tam anlamıyla bir "yamalı bohçaya" dönüştürmüştür. Dönemsel ihtiyaçlarla çıkarılan geçici maddeler, infaz oranlarındaki dengesizlikler ve örtülü af niteliği taşıyan düzenlemeler, sistemin öngörülebilirliğini ve caydırıcılığını ortadan kaldırmıştır.

​Cezasızlık Algısı ve Yetersiz Cezalar

 ​Bugün sokaktaki vatandaşın ve mağdurların en büyük sitemi cezasızlık algısıdır. Belirli sürelerin altındaki hapis cezalarının fiilen hiçbir infazının olmaması, faillerin adeta kapıdan girip arka kapıdan çıkması; suça eğilimli kişileri cesaretlendirmekte, toplumsal huzuru ve kamu düzenini tehdit etmektedir. Canı yanan, malı zarar gören veya haksızlığa uğrayan mağdur, devletin adaletine sığınmakta fakat karşılığında caydırıcılıktan uzak bir tablo ile karşılaşmaktadır.

​Hukuki Eşitlik ve Mağduriyetler

 ​Mevcut infaz yapısı her iki yönde de mağduriyet üretmektedir:

 ​Mağdur ve Toplum Tarafında: Verilen cezaların kağıt üzerinde kalması, adaletin tecelli etmediği hissini doğurmakta ve adalet sistemine olan güveni zedelemektedir.

​ Hükümlü ve Aileler Tarafında: Suçun işlendiği tarihe veya sürekli değişen geçici maddelere göre uygulanan farklı infaz rejimleri, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı durumlar yaratmakta; adil bir infaz bekleyen geniş kesimlerde adaletsizlik duygusu uyandırmaktadır.

​Ne Yapılmalı?

​ Günü kurtarmaya yönelik "pansuman" tedbirler ve geçici düzenlemeler sorunu çözmek bir yana, mevzuatı daha da karmakarışık hale getirmektedir. Çağrımız nettir:

 ​Gündeme Hızla Alınmalı: Kapsamlı ve adil bir İnfaz ve Ceza Kanunu reformu vakit kaybetmeksizin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşınmalıdır.

​ Caydırıcılık Yeniden Tesis Edilmeli: Yatarı olmayan ceza anlayışına son verilmeli; her cezanın oranına göre fiilen cezaevinde geçecek caydırıcı bir karşılığı olmalıdır.

 ​Eşit ve Öngörülebilir Hukuk: İnfaz Kanunu karmaşık maddelerden arındırılmalı, tarih odaklı ayrımcılıklara son verilerek herkes için net ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulmalıdır.

​ Gerçek Islah Mekanizması: Cezaevleri sadece tecrit alanı değil, bireyi suça iten nedenleri ortadan kaldırarak topluma kazandıran modern ıslah merkezleri haline getirilmelidir.

​ Adaletin olmadığı yerde ne toplumsal barış sağlanabilir ne de güçlü bir gelecek inşa edilebilir. Devletimizin şanına, milletimizin vicdanına ve adalet mefhumuna yakışır bütüncül bir infaz düzenlemesi acilen hayata geçirilmelidir.

​Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


​Murat ÇITIRGI

Büyük Türk Dünyası Teşkilatları Başkanı

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi